22 Mayıs 2008 Perşembe

EBRU GÜNDEŞ ROPÖRTAJLAR -3 ZİRVEDEYİM





İki yıl kadar önce basınla aranıza mesafe koyma kararı aldınız. Bunun nedeni neydi?

Hakkımda çok fazla yalan haber çıktı. Beni durmadan bir şeyler yaşayıp bitiren kadın haline getirmelerinden rahatsız oldum.

- Çoğu ünlü ne kadar kızgın ya da kırgın olsa da popülaritesini sürdürebilmek adına basında yer almak ister ama...

İşimle ilgili görünmem gereken yerlerde göründüm zaten... Geri kalanına gerek olmadığını düşünüyorum. Aman hiç ortalarda görünmedim, aman bu sene haber sayım düştü gibi endişelerim yok.

- Geçmişe baktığınızda kendinizi hatalı bulduğunuz noktalar yok mu?

Tek suçum şeffaf olmamdı! Onlar da bu kız zaten rahat diye düşünüp, beni farklı yorumladılar. Halbuki dürüstlüğüm yüzünden o kadar açıktım. Yanlış anlaşıldığımı anladığım anda geri adım attım. Bu saatten sonra özel hayatım bana ait.



EVET ZİRVEDEYİM

- Kendinizi zirvede görüyor musunuz?

Türkiye de zirve ne bilmiyorum. Çok kaset satmak mı, konser vermek mi, dizi yapmak mı? O kadar değişti ki her şey. Ben hepsinde başarımı ispat ettiğim için zirvede olduğumu düşünebilirim.

- Son albümünüz diğerlerine oranla daha az sattı. Bunun sebebi neydi sizce?

Maalesef bilgisayar ortamı ve korsan, sektörün yara almasına neden oldu. Tabii ki ben de zarar gördüm. Yine de bu şartlar altında kasetimin satışından memnunum. Şu anda en iyi satanlardan biri ve 400 bine yaklaştı.

- Konser ve ekstralar olmasa maddi açıdan zorlanır mıydınız?

Bunlar olmasa kendi giderlerimizi bile karşılamakta zorlanabiliriz. Sadece albüm satışıyla yaşamak mümkün değil günümüzde...

- Kazandıklarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana göre en iyi yatırım gayrimenkul... Ama ben maddesel anlamda çok büyük beklentiler içinde değilim. Rahat yaşayacağım kadar maddem olsun yeter. Benim bu kadar evim ve arazim var demek bana yakışmaz.

- Rahat hayat hedefinize ulaştınız mı peki?

Yarı yarıya... Herkes sanıyor ki paralar alınıyor ve cebe atılıyor. Benim bir Versace elbisem 20 bin dolar. Bir kostüm diktiriyorum, bedeli 10 milyarın altında olmuyor. O elbiseyi bir ya da iki yerde giyebiliyorsunuz. Bir de Türkiye de öyle korkunç bir vergi sistemi var ki kazandığınızın yarıdan fazlası oraya gidiyor.

BİRAZ GERİ KAFALIYIM

- Kendinize ayırdığınız zamanlarda neler yapıyorsunuz?

Bu yaz işten başımı kaldıramadım. Boş bulduğum anda tatile kaçıyorum. Bir de hobilerimle uğraşıyorum; takı, örgü, puzzle... Ben biraz geri kafalıyım, bunu kabul ediyorum. Biraz daha çağa ayak uydurmak ve Ebru Gündeş ismini markalaştırmak adına eğitim aldığım bir hocam var. Zamanımın çoğunu onunla geçiriyorum.

- Neleri geri kafalılık olarak görüyorsunuz?

Geçmişte Ben şarkı söylerim, onlar dans eder gibi aptal aptal açıklamalar yapmışım. İnsanları eleştirmişim. Bu açıklamalara kahkahalarla gülüyorum şimdi. Bu iş ses işi, ama artık kabul ediyorum ki sahne aynı zamanda görsel bir şey... Eğer edebiliyorsanız dans edin, çalabiliyorsanız bir enstrüman çalın, yapabiliyorsanız şovlar yapın.

- Sizin de şovlarınız olacak mı?

Bendeki değişim çok açık. Geçmişime bakarsak, nişan tuvaletleriyle sahneye çıkan, boğazına kadar kapalı giyinen bir Ebru vardı. Ama sonra bir baktım ki çağ değişiyor, milletin giyimi kuşamı inanılmaz. Haliyle sahnede demode kalmaya başladım. Kendimi değiştirmeliyim diye ipleri elime alıp, dekolte giyinmeye başladım. Bir değişim var ve belki devamında daha da farklı şeyler gelebilir.

- Bu süreçte diğer kurallar da yıkılacak mı? Sizi mayolu görmek mümkün olacak mı örneğin?

Geçip insanların karşısına mayolu poz vermek benim yapacağım şey değil. Yakalanmadığım sürece beni kimse göremez. Ama yakalandığım zaman da oturup ağlamayacağım.

DİNGİN BİR HAYAT BENİ BEKLİYOR

- Sürekli çok güçlü görünmek yormuyor mu?

Elbette yoruyor. Kolay gözüken ama aslında çok zor bir hayat bu... Benden çok şey alıp götürdü. Ama yılmadım. İlerleyen zamanlarda çok dingin bir hayatın beni beklediğini biliyorum.

- Dingin hayattan neyi kastediyorsunuz?

İşimi rölantiye almak, sadece albüm çıkarmak, halk konseri vermek... Aile ortamı, evlilik, çocuk...

- Bu hayat sizden neler götürdü?

Bir kere duygusal anlamda yıpranıyorsunuz. Çok örseleniyorsunuz. Öte yandan yaşıtlarınızın en az 10-15 sene önünde gidiyorsunuz. İyi bir şey değil, keşke yaşıtlarım gibi yaşayabilseydim.

- Kaç yaşında hissediyorsunuz kendinizi?

30 yaşındayım ama 40 gibi hissediyorum. O yaşanmışlık, o hırpalanmışlık, örselenmişlik var. Ben olabilecek en anlayışsız insandım. Ama artık 40 yaşın anlayışını taşıyorum.

- Bu değişim sadece yaşla ilgili olmasa gerek... Yaşadıklarınızın hiç mi etkisi yok?

Yaşadıklarımın her anlamda bana artısı var. Ömer Durak ilişkisi beni çok büyüttü mesela... Öncesinde ele avuca sığmayan, deli dolu bir kızdım. O yaşanmışlık bana şunu öğretti; hayatta savaşlar ve madde vardır. Madde ile neler yapılabilir, hayattan nasıl zevk alınır gibi birçok şeyi öğrendim o süreçte. O kadar akıllı bir kızdı ki orada durmadı, daha da ileriye gitti ve bu olgun kişilikteki insan oldu.

İLİŞKİDEN SONRA ARKAMA BAKMAM

- Peki bu ilişkinin getirdiklerinin yanı sıra götürdükleri yok mu?

Götürdükleri olağanüstü fazla... Ama ilişkilerin negatif tarafını konuşmak bana yakışmaz. Tabii ki yaşanmış bir sürü problem vardır, yoksa evliliğinizi neden üç ayda bitiresiniz?

- Ömer Durak la dost kalabildiniz mi?

Evliliğinizi bitirdiğiniz bir insanla dost kalmak kolay değil. Selam verecek kadar yüz yüze bakabiliyorsanız, bu bile çok hoş... Ama çok karşılaşmadığım için bununla ilgili bir şey söyleyemem.

- Hayata yeniden başlamanız mümkün olsaydı, neleri yapmazdınız ya da neler farklı olurdu?

Kesinlikle kendimi bu kadar açıklamaz ve iç dünyamda yaşadıklarımı kendime saklardım. Onun dışında birçok yaşanmış şey var. Bunlar benim özel hayatıma girdiği için çok fazla konuşup deşmek istemiyorum. Yaşadıklarımın arkasında durmak zorundayım. Sevdim mi, evet sevdim. Özellikle bir kişiyi çok sevdim. Gidişi beni yıpratan tek insandır. Onun dışında hiç arkama dönüp bakmadım.

- O kişi hálá kalbinizde mi?

Tabii ki hayır. Zaman bazı şeyleri alır götürür insandan. Ama yeniden dünyaya gelseydim, 16 ile 27 yaş arasında hayatımı daha rölantide yaşardım. Olgunlaşır ve gerçekten tamam budur dediğim insanla yaşardım bazı şeyleri... Belki o zaman eksik yönlerimi tamamlamak için aşk peşinde olmazdım.

- O büyük aşkınız kimdi peki? Ömer Durak mı?

Herkes düşünmek istediği gibi düşünsün, aslolan benim kalbimde kalsın.

Keşke beni koruyan bir babam olsaydı

Keşke annemle babam bir arada olsa, onlarla birlikte büyüsem, gelip yan yana konserimi izleselerdi. Baba-kız ilişkisi yaşamayı ve beni koruyan bir babam olmasını çok isterdim. En büyük eksiğim bu. Belki o zaman hayatımda bu kadar ilişki de yaşamazdım, çünkü o baba sevgisi açlığı olmazdı. Bir yerlere gidip bir şeyler aramaya çalışmayacaktım o zaman... Buna karşın onları bir araya getirmeyi hiç düşünmedim. Yıllar önce bitmiş bir şey. Onların üzerine gitmek de benim haddim değil.

Her şeyle savaşırım

Hayatta sağlık dışında hiçbir şey beni zayıf düşüremez. Sağlığım iyi olduğu sürece her şeyle savaşabilecek kadar gücüm, zekam ve yüreğim var. Yaşadığım birçok olumsuzluğa rağmen ayakta duruyor olmam, bunun kanıtı.


KELEBEK RÖPORTAJ

EBRU GÜNDEŞ ROPÖRTAJLAR -2 İLGİNÇ VE SAMİMİ


Ebru bir röportajında:"

Ben de çok sıkıldığımda kendi içime kapanırım. Bir gece yarısı arabaya atlar, Edirne'ye kadar gider geri gelirim. Müzik dinleyerek... Yanıma birini alırım ama tek kelime konuşmam. Ağlarım. Ağladıktan sonra rahatlıyorum. Çok agresifsem, herşeye ağlayabiliyorum. Çok sıkıntılı olduğumda mum ışığını seyrederim. Bu da sinirimi, stresimi alır. Seyahate falan gitmem. Çünkü bütün sorunlarımla gider, aynen geri gelirim." dedi.


muhabir: ŞU GÜZEL KOKU TAKINTINI ÇÖZÜMLEYEBİLİYORMUSUN??

EG:"Böyle bir takıntım var. Evde 100 civarında parfümüm vardır. Oda kokuları vardır. Banyo kokuları vardır. Yatağım, yorganım, eşyam mutlaka güzel kokmalı. Bu belki de o yoksulluk günlerindeki açlığı kapatma duygusudur bilemiyorum."
ALINTIDIR...

EBRU GÜNDEŞ ROPÖRTAJLAR -1


Belki bazen sert gözüken, duvarları olan ama özünde sevecen, merhametli ve biraz da zeki...


Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Belki bazen sert gözüken ,duvarları olan ama özünde sevecen, merhametli ve biraz da zeki.

Ebru Gündeş bugünlere nasıl geldi?
İşine olan saygısı, disiplini ve emeğiyle, Ebru Gündeş bugünlere geldi…

Yeni Albüm çalışmalarınız var mı?
Evet. Ekim sezonuna 10. albümümü çıkaracağım. Allah kısmet ederse...

Albümlerde eski şarkılara mutlaka yer veriyorsunuz, geçmişe bir özlem mi var?
Geçmişe bir özlem muhakkak var, ee artık 31 olduk: gençlik günlerimizi arıyoruz; ama ondan ziyade ben bu şarkılarla büyüdüm. Ve onları okumak bana çok daha ayrı bir haz veriyor.

Yapmaktan en çok keyif aldığınız şey nedir?
Ev hayatımı seviyorum. Çok kez dile getirdim ama, puzzle yapmayı, ahşap boyamayı, film seyretmeyi ve kitap okumayı seviyorum.

Basın sizi hep, bir sevgiliyle yakıştırıyor fakat sizden yana hiç "sevgiliye" dair net kelimeler duymadık. Ama bir yandan da "aaahhhh aşk aşk" dediğinize de şahidiz. Gerçek aşkı yakalamak zor mu? Hele de, sanat camiasında. Basın sizi mutlu ve huzurlu bırakır mı?
Aslında zamanında çok duydunuz. Özel hayatıma dair her şeyi çok açık ortaya koyuyordum. Ama baktım ki ben anlatsam da anlatmasam da doğrulasam da doğrulamasam da magazin basını istediği şekilde yakıştırmalar yapıyor, ben de artık konuşmamaya karar verdim. Hiç tanımadığım insanlarla adım çıktı, organizatörlerle hatta yeğenimle… Ben hiçbir şey yaşamıyorum ya da yaşamayacağım demiyorum ama konuşmamayı tercih ediyorum artık. Sonuçta biz de insanız, bu haberleri yapan arkadaşların kızları, kardeşleri ya da arkadaşları yok mu, onlar hiçbir şey yaşamıyorlar mı veya onların normal arkadaşları olmuyor mu merak ediyorum… Basın bizlere bir birliktelik yaşadığımızda önce hep evlilik ne zaman diye sorar, evlendikten sonra ayrılıyormuşsunuz doğru mu diye…. Bunlara ne kadar göğüs gerebileceğin önemli.

Sesiniz ve yorumunuzda fazlasıyla iddialısınız. Halbuki bulunduğu yerleri hiç de hak etmeyen tarzınızda bir sürü sanatçı var. İsim vermeden bu konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
Bulunduğu yeri hak etmeyen diye bir şey yok bence. Bir yerdeyse ve kalmışsa onu halk oraya getirmiştir zaten ve dolayısıyla da bir emek vardır. Ayrıca kimse kimsenin tarzında değildir, herkesin ayrı bir tarzı ve tadı vardır.

Maneviyatınızın çok güçlü olduğunu biliyoruz. Bazen keşke sade bir vatandaş olsaydım dediğiniz oldu mu?Hayır olmadı çünkü bulunduğum yer bana Allah'ın bir lütfu. Tabii ki bazı zamanlarda yorulduğum, özellikle basınla ilgili olaylardan bunaldığım oluyor, ama bir halk konserine gidip on binlerce kişinin sadece seni dinlemek için oraya geldiğini görmek, bir ağızdan şarkılarını söylediklerini duymak bir anda her şeyi unutturuyor inanın…

İmajınız ve özellikle de makyajınız her zaman sade ama ihtişamlı. Tercihlerinizde kendi yorumlarınız mı etkili olur?
Tabii ki kıyafet, saç, makyaj için beraber çalıştığım bir ekibim var. Ama çoğunlukla kendi zevklerim doğrultusunda tercihlerimi yaparım. Zaten sahne makyajlarımı da kendim yapıyorum.

Herkesin kıskanacağı bir fiziğe sahipsiniz. Fiziğinizi ve sağlığınızı korumak için neler yaparsınız?
Kimsenin kıskandığını sanmıyorum özellikle son dönemde. Hadi eskiden yiyip yiyip kilo almıyordum o yüzden özenebilirlerdi ama şimdi hep rejim... Bana da bir gün rejim yapacaksın deselerdi inanmazdım vallahi. Allah sağlık versin gerisi hikaye...

Kendinizle baş başa kalmayı sever misiniz?
Evet ve bazen herkesin kendini dinlemeye ihtiyacı olduğuna fazlasıyla inanıyorum.

Sizin hiç diğer sanatçılarla polemiğiniz olmadı, hiç kızmıyor musunuz sizinle pirim yapmaya çalışan kişilere?
Kızmıyorum herkesin kendi tercihi. Benim de tercihim o insanlarla polemiğe girmemek…

Sizce İnsanlar sizi neden çok seviyor? Büyük bir hayran kitleniz ve fanlarınız var.
Herhalde evlerinin kızları olarak görüyorlar diye düşünüyorum, onlara karşı samimiyetimi ve dürüstlüğümü beğeniyorlar, en önemlisi sesimi şarkılarımı seviyorlar. Hele fanlarım, onlar öylesine başkalar ki... Düşünsenize ailenizden, kanınızdan, canınızdan olmayan birilerinin size karşı bu kadar büyük ve karşılıksız bir sevgi beslemesi… Bu olağanüstü bir duygu inanın. Onların sevgisini hiçbir şeye değişmem çünkü onlar beni hiçbir şeye ve hiç kimseye değişmiyor.

Sizce Hayranlık duygusunun tanımı nedir?
Karşılıksız sevgi….

Herkes sizin şarkılarınızı dinliyor. Peki siz kimi dinliyorsunuz?
Öncelikle teşekkür ediyorum. Ben kimi dinliyorum ; İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu, Sibel Can, Kibariye, Mine Koşan, Ümit Yaşar, Selami Şahin, Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Funda Arar, Sinan Zorbey ve daha şu anda aklıma gelmeyen birçok isim…

Serdar Ortaç hakkındaki düşünceleriniz?
Her zaman söylediğim gibi o bizim evin yaramaz çocuğu. Birbirimize kızarız, kırılırız ama asla vazgeçemeyiz. Geleceğim der gelmez, arayacağım der aramaz, ama her zaman gönlümdeki yeri apayrı…

Sanat camiası'ndan dostum diyebileceğiniz bir arkadaşınız, sırdaşınız var mı?
Tabii ki var. Ben bu camiada dostluk olmaz lafına da çok karşıyım, sanki her yerde, bütün iş kollarında çok var da biz de yokmuş gibi.

İleride mutlaka yapmalıyım dediğiniz bir hedefiniz var mı?
Hayatta mutlaka yapmalıyım dediğim bir şey yok. Çünkü hayatın ne getireceğini bilemiyorsunuz. Ben kaset tanıtımına gittim, beyin ameliyatı olup geri döndüm. Tabii işimi en güzel şekilde devam ettirmek; ama yine en güzel yerinde o beni bırakmadan bırakmak arzusundayım. E, bir çocuk da en büyük hayalim ama Allah hayırlısını versin diyorum artık.

Samimi ve içten cevaplarınız için çok teşekkür ederiz.


BU ROPÖRTAJ ALINTIDIR!....

Ebru Gündeş Resimleri-14 ebru funlarının çalışmaları
















NOT: Emeği olan bu çalışmaları yapan tüm ebru funlarına sonsuz teşekkürler. Bu çalışmalar ebru funlarının sevgisinin ne kadar karşılıksız olduğunun kanıtıdır.

Ebru Gündeş Resimleri-13












EBRU GÜNDEŞİN ÇOCUK ÖZLEMİ 19.05.2008


'Tek Eksiğim Çocuk'

Kıbrıs'ta İki Gün Üst Üste Sahne Alan Ebru Gündeş, Tatilcileri Coşturdu. Hayatında Yaşadığı Her Şeyden Mutlu Olduğunu Belirten Gündeş, 'Tek Eksiğim Çocuk. İnşallah Allah'ım Onu da Bana Nasip Eder. Çünkü Bugüne Kadar Hayal Ettiğim Her Şey Oldu' Dedi.

KIBRIS'TA İKİ GÜN ÜST ÜSTE SAHNE ALAN Ebru Gündeş, TATİLCİLERİ COŞTURDU. HAYATINDA YAŞADIĞI HER ŞEYDEN MUTLU OLDUĞUNU BELİRTEN GÜNDEŞ, 'TEK EKSİĞİM ÇOCUK. İNŞALLAH ALLAH'IM ONU DA BANA NASİP EDER. ÇÜNKÜ BUGÜNE KADAR HAYAL ETTİĞİM HER ŞEY OLDU' DEDİ.
Ünlü şarkıcı, Kıbrıs konserlerinin ikinci geccesinde İranlı hayranlarının sevgi gösterisi ile karşılaştı. İran'da özel izinle açılan sitesinin yoğun ilgi gördüğünü belirten Ebru Gündeş, şunları söyledi: 'Her konserimde 2-3 İranlı hayranım oluyor. Bu da beni çok mutlu ediyor. Bağdatlı bir hanımdan Arapça dersi alıyorum. Üç şarkımı Arapça seslendirerek, İranlılar'a jest yapacağım.' (Gecce.com)

Ebru Gündeş Resimleri-12 PROJEMODA PROGRAMINDA KONUK